İran musiki ustası Muhammed Rıza Şecerian anısına
İran musiki ustası Muhammed Rıza Şecerian anısına

Hazırladığımız bu program, ölümü ile musiki camiası ve dünyanın dört bir yanında Farsça’ya gönül verenleri mateme boğan İran’ın büyük ses sanatçısı üstat Muhammed Rıza Şecerian’ın ruhuna küçük bir hediyedir; öyle bir üstat ki sesi, tüm İranlı muhatapları ve Farsça konuşanlarla kopmaz bağları var.

“Ben İran’ın evladı, Muhammed Rıza Şecerian. Benim sesim İran’ın, dünya halkına kültürümüzün insani olduğunu hatırlatmak isteyen ve mesajı da barış, sefa ve aşk olan tarihi kültürünün bir parçasıdır ve dostluk ve hayatta başka mesajımız yoktur.”

Evet, sesi İran’ın tarihi kültürünün bir parçası olan İran’ın evladı Muhammed Rıza Şecerian, yıllarca mücadele ettiği hastalığa yenik düşerek aramızdan ayrıldı. İran’ın dünyaca tanınan büyük ses sanatçısı Muhammed Rıza Şecerian 19 Ekim Perşembe günü tedavi altına alındığı  hastanede yaşama veda ederek kendisine gönül verenleri büyük bir mateme boğdu.

Muhammed Rıza Şecerian’ın Farsça şiir ve klasik edebiyatını tanıtma ve sanat ve kültür alanındaki rolü, hakkında söylenenlerin hiç de abartı olmadığını ispatlayacak kadar büyüktür. Son on yıllarda Şecerian’ın ünü, tüm dünyanın İran asil musikisini onun adı ile tanıyacak kadar yükseldi.

Ölüm haberi medyada büyük yankı buldu öyle ki bir çok görsel, işitsel ve yazılı medya çevresi onun ölüm haberini en önemli ve sürmanşetten vererek kendisinden İran asil musikisi sembolü olarak söz ettiler. Bir çok sanatçının yansıra bazı siyasi ve kültürel şahsiyet, vefatı nedeni ile başsağlığı dilediler ve bölgede İran’ın zengin uygarlık ve kültüründen etkilenen Farsça konuşan toplum ondan ve sanatından iyilikle söz ettiler. Bu bağlamda Afganistan Milli Uzlaşma Konseyi Başkanı Abdullah Abdullah yayınladığı bildiride üstat Muhammed Rıza Şecerian’ın ölümü nedeni ile başsağlığı dileyerek merhumdan bölge halkının “orak kültürel mirası”  olarak söz etti.

Reuters Haber Ajansı üstat Şecerian’ın vefatı nedeni ile “İran klasik musikisini ihya eden Muhammed Rıza Şecerian 80 yaşında hayata veda etti.” şeklinde yazarken Japonya basınından Mainichi de “İran musiki hocası Şecerian kendi yorumu ile İran geleneksel musikisine hayat verdi” yazdı.

Muhammed Rıza Şecerian hş ۱ Mehr 1319 (miladi 23 Ekim 1940) yılında İran’ın kuzey doğusunda kutsal Meşhed kentinde dünyaya geldi. Okumaya çocukluk yaşından itibaren çocuksu tarzı ile başladı ve bizzat Kur’an-ı Kerim karisi olan ve hoş sedaya sahip olan babasının eğitimi  ile sesini yetiştirmeye ve terbiye etmeye başladı. Hş ۱۳۳۱ ( miladi 1952) yılında henüz 12 yaşındayken Horasan radyosu ilk kez onun sesi ile Kur’an-ı Kerim tilavetini yayınladı.

«قرائت قرآنِ بی‌نظیر استاد شجریان در مراسم ختم پدرش»

 

Üstat Şecerian liseyi bitirince milli eğitim bakanlığında çalışmaya ve eğitim vermeye başladı ve aynı zamanda İran geleneksel müzik aletlerinden Sentur öğrenmeye başladı. Hş ۱۳۴۶ (miladi 1967) Tahran’a yerleşmenin ardından Ahmed İbadi gibi dönemin büyük üstatları ile tanıştı ve  musiki ve şarkı kurslarının yanında kaligrafi sanatını da Hasan Emirhani yanında en üstün seviyeye kadar öğrendi. Hş. ۱۳۵۰ (miladi 1971) yılında İran’ın büyük musiki hocaları ve geleneksel Sentur’un büyük hocası Feramerz Payvar ile tanıştı ve Sentur çalmayı ve redif tarzı klasik musiki repertuvarı çalışmaya devam etti.

Onun Muhammed Rıza Lutfi ve Nasır Ferhang Far ile birlikte unutulmaya yüz tutan destgahları canlı icra etmesi, ünlenmesi ve musiki ehli arasına daha da tanınması ve sevilmesine, halkın da giderek kendisi ile tanışmasına vesile oldu. Güçlü ve tanınan bir hanende olarak hş ۱۳۵۶ (۱۹۷۷) yılında ülke genelinde düzenlenen Kur’an-ı Kerim tilavet yarışmasına katılan Şecerian güzel sesi ve tilaveti ile birinci oldu.

İslam inkılabı zaferi ardından Muhammed Rıza Şecerian İran’ın diğer tanınan büyük ses sanatçılardan olan Şehram Nazıri ile birlikte, Hasan Kamkar ve Muhammed Rıza Lutfi’nin çabaları ile kurulan Çavuş Kültür ve Sanat Merkezi’nin birkaç ortak albümde, genelde inkılapçı ve vatanseverlik marşlarda söyledi.

Şecerian bu tarihten sonra evde kendini avaz redifleri araştırma ve tedvine etmek ve de eski öğrencilerini yetiştirmeye adadı. Hş ۱۳۵۸ (miladi 1979) yılında Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetlerinden olan “Rebbena” duası ve “Afşari Mesnevi münacatını” doğaçlama ve hiçbir alıştırma yapmadan sadece öğrencilerine eğitim vermek ve onlara öğretmek amacı ile okudu. Şecerian daha sonraları bu duaların en güzelini icra ederek Ramazan ayında iftardan önce yayınlatmayı düşünüyordu; fakat bu icralar tekrar okunmayı gerektirmeyecek kadar güzel olduğu için radyo Şecerian’ın doğaçlamasını ۳۰ yıl boyunca mübarek Ramazan ayında programlarının vazgeçilmezi olarak yayınladı.

Hş ۱۳۶۰’lı yıllarda (miladi 80’li) üstat Şecerian İran’ın bir diğer değerli musiki üstatlarından Perviz Meşkatian ile geniş çapta işbirliğine başladı; bu çalışmalar musiki dünyasının birkaç değerli albümü ile sonuçlandı. Buna ilaveten Meşkatian’ın şefliğinde Arif müzik grubu ile birlikte yurt dışında konserler düzenledi. Şecerian ayrıca hş ۷۰’li (miladi 90) yıllarda da Daryuş Pirniakan gibi müzik üstatları ile birlikte Avrupa ve Amerika’da bazı konserler düzenlerken birkaç albüm de yaptı.

Şecerian hş ۱۳۷۷ (miladi 1998) yılında kemençe ustası Keyhan Kelhor’un besteciliğinde “Şeb, Sokut, Kevir” (Gece, Sükût, Çöl) albümünü piyasaya sürdü. Albüm kuzey Horasan makamında ve yerel sazların eşliğinde yerel şarkılardan oluşuyor. Dutar’ın çok ünü hocası Hac Kurban Süleymani bu eserde sanatını ve ustalığını adeta sergilemiştir.

Muhammed Rıza Şecerian hş ۱۳۸۱ ( m. 2002) yılında, Hüseyin Alizade, Keyhan Kelhor ve kendisi gibi büyük bir sanatçı olan oğlu Homayun Şecerian ile birlikte “Bi To Besar Nemişavad” (Sensiz Başa Çıkılmaz) ve “Feryad” (Feryat) albümlerini yayınladı. Her iki albüm müzik dünyasının en prestijli ödüllerinden Grammy Ödüllerine aday gösterildi.

Söz konusu 4’lü hş ۱۳۸۲ (miladi 2003) kışında Bem depremzedelerine yardım amacı ile Tahran’da “Hemneva ba Bem” (Bem ile Hem Neva) adında bir konser düzenledi. Konser ve satılan tüm CD satış geliri tamamen kendisinin tesis ettiği “Bem Sanat Bahçesi” projesi için harcandı.

Üstat Şecerian 5 yıl sonra miladi 2007 yılından itibaren Ava Grubu ile çalışmaya başladı ve Tahran, İsfahan’ın yansıra Avrupa, Amerika ve Kanada’nın çeşitli kentlerinde konserler düzenledi.

Ardından oğlu Homayun ile birlite İran asil ve geleneksel musikinin tanıtılması, geliştirilmesi ve sevilmesi için büyük çalışmalar gerçekleştirdi ve İran’ın bu tarihi ve zengin sanatının korunmasında önemli rol oynadı; öyle ki Homayun ile birlikte Kanada’nın Vancouver kentinde düzenlediği konserin ardından Kanada basınından The Glob and Mail gazetesi Şecerian’ın şark musikisinin efsanesi olduğunu yazdı.

Muhammed Rıza Şecerian hş ۱۳۸۷ yılında bir müzik grubu kurarak İran’ın büyük tar hocası Celil Şehnaz’a duyduğu saygı nednei ile adını “şehnaz grubu” olarak seçti. Grubun en önemli özelliklerinden biri üsdatın kendi icat ettiği sazları kullanmasıdır. Sazların sahip olduğu bazı özelikleri nedeni ile viyolan gibi bazı batı sazlarının yerine kullanılabilir.

Muhammed Rıza Şecerian İran musikisi için birkaç yeni alet icat etti; bu aletler hş ۱۳۹۰ yılına Tahran’da bir fuarda resmen sergilendi. Bu sazlardan bazıları, serahi, şehraşub, sager, kereşme ve sebudur.

Büyük sanatçı yaklaşık 6 yıl önce Şehnaz grubu ile birlikte “Sergeştegan-e Eşg” (Aşk Hayranları) adı altında dünya turuna çıtı.

Yaklaşık 60 albüme sahip ülke içinde ve dışında onlarca konser düzenleyen üstat bir röportajda babasının kendisine tavsiyede bulunarak müzik albümlerinin yanısıra birkaç Kur’an-ı Kerim kıraat kaset veya CD çıkartmayı önerdiğini belirtti. babasının vefatı ardından onun tavsiyesini yerine getirmek isteyen Şecerian Kur’an-ı Kerim tilavetlerini “Be Yad-e Pedar” (Baba Anısına) adı ile yayınladı. Şecerian’ın en güzel dualarından “Rebbena” ise İran’da milli eser olarak kayıtlara geçmiştir.

 

Eylül 2017’de “Barış için Sanat” uluslararası ۵٫ festivalinde Muhammed Rıza Şecerian 3 kişi ile birlikte en yüksek barış nişanını aldı. buna ilaveten 2014 yılında da Fransa tarafından kendisine Şeref Nişanı (Légion d’honneur) verildi. UNESCO, Şeceryan’ı ۱۹۹۹’da Picasso Ödülü’ne, 2006’da da müzik dünyasına yaptığı katkılardan dolayı Mozart Ödülü’ne layık gördü. Picasso Ödülü her 5 yılda bir kez kendi ülkelerinin sanat ve  kültürünü tanıtmak için çalışan sanatçılara verilir.

Asia Association web sitesi Şecerian’ın İran asil musikisinin en ünlü sanatçısı olduğunu yazarken Vancouver Sun Gazetesi de kendisinin müzik dünyasının en önemli sanatçılarından biri olduğunu yazdı, bu arada Ulusal Halk Radyosu (NPR) da bundan 10 yıl önce Şecerian’ın dünyanın en üstün 50 sesi olarak tanıttı. Şecerian dostları ve sevenleri arasında “İran Ses Hüsrevi” olarak biliniyordu.

Muhammed Rıza Şecerian avaz ve hanendelikte bir çok öğrenci yetiştirdi, onlardan en tanınanlarından bazıları, Hisameddin Serac, Bem depreminde hayatını kaybeden merhum İrec Bestami, Hamid Rıza Nurbahş, Sina Serlek, Muhammed İsfahani ve öğlu Homayun Şecerian’dır.

Büyük üstadın çalışmalarında bazı film jeneriklerinde söylemeyi de eklemek gerekir; bunlardan en tanınanı merhum Ali Hatemi’nin “Delşodegan” eseridir. Bu film yaklaşık 30 yıl önce ve İran asil musikisini takdir amacı ile perdeye taşındı.

Üstad Şecerian edebiyat ve şiir alanında kendisi gibi tanınan ve büyük hocalar olan bir çok yazar ve şaire tanışmış ve onların bazı eserlerini büyük bir zevk ve titizlikle dönemin yaşanan olayları ve durumlarına uygun olarak seslendirmiştir. Aslında Muhammed Rıza Şecerian halkın konuşan sesi, dertlerin ifadesi, mutlulukların çığlığı ve halkın tüm duyguları ve ihtiyaçlarının aynasıydı. İran edebiyatının parlayan yıldızları Hafız, Sadi, Mevlana, Attar, Baba Tahir ve Hayyam gibi şairlerin eserlerini bir çok konser ve eserlerinde seslendirirken Feridun Moşiri, Nima Yuşic, Sohrab Sepehri, Mehdi Ahavan Sales ve Huşeng Ebtehac gibi çağımızın “yeni şiir” tarzı ünlü şairlerinin eserlerini de albümlerine sığdırmıştır.

Üstat Şecerian çalışmalarının bir diğer özelliklerinden biri çağımızın terane ve şarkılara ilaveten diğer sanatçıların fazla önem vermediği eski eserleri tekrar seslendirerek onlara yeni hayat vermesidir.

Muhammed Rıza Şecerian 4 yıl önce hş. ۱۳۹۵ Nevruz mesajında farklı bir görüntü ile yeni yıl tebrik mesajı yayınladı, kısa saçları ve yüzündeki değişiklik onun amansız kanser hastalığına yakalandığının habercisiydi; onu seven ve geleneksel müziğe gönül verenleri derinden endişelendiren ve üzen bir haber.

Şeceryan kendine has özelikleri ile İran müziği için büyük bir hazine ve servetti, sesinin sahip olduğu güç, salabet, letafeti ayrıca İran müziğinden sahip olduğu bilgi ile genel olarak irfan, edebiyat ve kültür bilgisi açısından eşsizdi. Şecerian’ın yaşamı sona ermiş olsa da onun sesi her zaman hayat doludur ve asla sönmeyecektir. 8 Ekim 2020 tarihinde hayata veda eden büyük üstat Muhammed Rıza Şecerian’ın naaşı İran edebiyatının büyük şairi Hekim Ebul-kasım Fidevsi’nin mezarının yanında Tus kentinde sevenleri tarafından uğurlanarak toprağa verildi. Böylece Firdevs’inin temelini attığı bin yıllık gelenek devam etti. Kültür, dil, milli ve yerli kimliği koruma geleneğini canlı tutmak büyük çalışma ve sabır gerektirir fakat  meyvesi ise çok güzel ve ebedidir.